Test
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "İran ilk kez, nükleer müzakerelerde adını bile anmayı reddettiği bazı konuları görüşmeyi kabul etmiş durumda" ifadelerini kullanarak, İran dini lideri Mücteba Hamaney’in hayatta olduğunu ve müzakerelerde daha fazla devreye girdiğini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile savaşın başından bu yana ilk defa Kongre’de ifade verdi. Rubio, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bütçe talebiyle ilişkili olarak Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde verdiği ifade sırasında Senatörlerin İran’a ilişkin sorularını yanıtladı. İfadesi sırasında İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulunan Rubio, Destansı Öfke Operasyonu’nun askeri hedeflere ulaşma açısından son derece başarılı olduğunu savundu. "İran’ın halen çok sayıda İHA’sı var" Rubio, "Operasyon, İran’ın savunma sanayi altyapısını, füze ve İHA üretme kapasitesini ciddi bir şekilde azalttı. Özellikle füze programı büyük ölçüde zayıflatıldı. Kesin rakamları Savunma Bakanlığı’na bırakıyorum. Bir general ya da askeri planlamacı olarak konuşmuyorum. Ancak sahip oldukları füze rampalarının sayısında ciddi bir düşüş yaşandı. İran’ın halen çok sayıda İHA’sı var. Bunların üretimi çok kolay ve bildiğimiz üzere bu, sadece İran ile ilgili bir sorun değil, küresel bir sorun. Meksika’daki karteller bile birbirlerine karşı İHA kullanıyor" dedi. "İran donanması okyanusun dibinde yatıyor" ABD Dışişleri Bakanı, "Artık İran donanması diye bir şey yok. Üzerine makineli tüfek iliştirilmiş birkaç küçük sürat teknesi var ama bir donanma yok. İran Donanması okyanusun dibinde yatıyor ve muhtemelen birkaç yıl içinde resife dönüşerek buraları iyi balıkçılık noktaları haline getirecek" ifadelerini kullandı. İran’ın konvansiyonel kapasitesinin zayıflatılmasının ardından İran’ın ateşkese girdiğini ve ABD’nin de "durmayı kabul ettiğini" söyleyen Rubio, "Anlaşmanın parçası olarak Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaları gerekiyordu ama bunu yapmadılar" dedi. Rubio, İran’a uygulanan ablukanın ise Hürmüz Boğazı’nın dünyanın geri kalanı için kapalıyken İran tarafından kullanılmasına asla izin verilemeyecek olması olduğunu söyledi. "Şimdi görüşmeler yürütüyoruz" İran ile görüşmelere ilişkin olarak Rubio, "Şimdi, görüşmeler yürütüyoruz. Ancak bunlar örneğin İsviçre’yle görüşme yürütmeye benzemiyor ve çok farklı. Ne yazık ki arabulucular gerekiyor. Ancak önümüzde bugün, yarın ya da gelecek hafta gerçekleşebilecek bir ihtimal var. Benim hatırladığım kadarıyla İran ilk kez, bir ay hatta bir yıl önce nükleer müzakerelerde adını bile anmayı reddettiği bazı konuları görüşmeyi kabul etmiş durumda" dedi. Rubio, "Bu nihayetinde Senato ya da Amerikan halkının kabul edeceği bir anlaşmaya ulaşılacağı garantisi değil. Ama onları, ne kadar ileri gitmeye hazır olduklarını test edecek bir sürece sokabileceğiz. Bu süreci zorlaştıran, İran rejiminin kendi içinde parçalı olması. Sistemlerinden bir cevap almak bazen günler sürüyor" ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı Rubio, "Umudumuz, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, belirli konular üzerinde sınırları çizilmiş bir müzakere dönemine girilmesi ve hem bizim açımızdan kabul edilebilir hem de onların yapabileceği bir sonuca ulaşılması" dedi. Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının İran ekonomisine olduğu kadar ABD’ye de ağır maliyeti olduğunu ifade eden Demokrat Senatör Chris Murphy’nin boğazın nasıl açılacağı konusundaki sorusuna Rubio, "Ablukanın tek nedeni, İran’ın ticari gemilere ateş açması ve Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası suların geniş bölümünü mayınlamış olmasıdır" şeklinde cevap verdi. Rubio, "İran’ın yaptığı şey hukuka aykırı ve yasa dışı. İran’ın yaptıklarını belki bu duruma göz kırpan Umman haricinde dünya genelinde destekleyen tek bir ülke yok. Çin buna karşı. Rusya buna karşı. Herkes buna karşı" dedi. Rubio, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde bir numaralı şartın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu söyledi. Rubio, "Boğazın yeniden açılması ise gemilerin dünyanın diğer stratejik geçit noktalarında olduğu gibi, uluslararası sulardan ateş altında kalmadan ve geçiş ücreti ödemeden geçebilmeleridir. Birinci şart budur" ifadelerini kullandı. "Boğazı yeniden açmak zorundalar" Senatörün Hürmüz Boğazı’nın ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonunun sonucu olduğunu ve ABD yönetiminin boğazı nasıl açmayı planladığı şeklindeki takip sorusuna Rubio, "Boğazı yeniden açmak zorundalar. Eğer bunu yapmayı reddederlerse elimizde başka seçenekler de var. Ancak tercihimiz, bunun yeniden açılmasını müzakere yoluyla sağlamaktır" şeklinde cevap verdi. Bunun olması için İran’dan beklediklerinin ne olduğu sorusuna Rubio, "Çok basit. İran’ın boğazdan geçen ticari gemilere artık ateş açmayacağını ilan etmesi gerekiyor" dedi. Rubio, "Boğaz artık açıktır ve geçiş ücreti talep etmiyoruz. Buraya yerleştirdiğimiz mayınların kaldırılmasına yardımcı olacağız ve gemilere ateş açmayacağız diye açık bir şekilde ilan etmeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump’ın İran’dan ayrıca nükleer programı konusunda taahhütler de talep ettiğinin belirtilmesi üzerine Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı meselesine ek olarak yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum konusunda müzakerelere bağlı olmayı taahhüt etmesi gerektiğini ve bunun müzakerelerin ikinci aşamasının ön şartı olduğunu söyledi. Rubio, "Uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ağır ve uzun vadeli sınırlamalar getirilmesi veya bunların tamamen sona erdirilmesi konusunda müzakere etmeyi kabul etmeleri gerekiyor. Elbette bunlar son derece teknik meseleler" dedi. Yaptırımların hafifletilmesinin şartlara bağlı İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ihtimaline ilişkin bir soruya Rubio, "Yaptırımların farklı türleri var. Bunlar, uluslararası yaptırımlar, Kongre yaptırımları ve başkanlık yaptırımları. Dolayısıyla bazılarını kaldırabiliriz, bazılarını kaldıramayız. Ancak herhangi bir yaptırımın hafifletilmesi, bu yaptırımların başlangıçta uygulanma nedenine karşılık verilmesine bağlıdır. O neden de İran’ın nükleer programıdır" şeklinde yanıt verdi. Rubio, İran’ın yaptırımlara neden olan nükleer faaliyetlerinden vazgeçmeyi kabul etmesi halinde bu yaptırımların hafifletilmesinin de söz konusu olacağını ifade etti. Rubio, Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi gibi bir şeyin ise ne konuşulduğunu ne de teklif edildiğini söyledi. "Bazı göstergeler, yeni dini liderin süreçte giderek daha fazla devreye girdiğini gösteriyor" Oturumda İran yönetiminin durumuna ve İran’ın yeni dini liderinin hayatta olup olmadığına ilişkin bir soruya cevabında Rubio, "Sahip olduğumuz işaretler, hayatta olduğunu gösteriyor" dedi. İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in müzakerelerde giderek daha aktif rol aldığını da ifade eden Rubio, "Kendisini kamuoyu önünde görmedik ve kamuya açık açıklamalarını da duymadık. Açıkçası, çok sayıda liderin başına gelenler düşünüldüğünde, kamuoyu önünde görünür olmanın içeride tavsiye edilen bir şey olmadığını tahmin ediyorum. Bununla birlikte bazı göstergeler, yeni dini liderin süreçte giderek daha fazla devreye girdiğini gösteriyor. Ancak tüm iletişimler yazılı biçimde ve ara bulucular üzerinden yürütülüyor" dedi. "Kimseye yalvarmıyoruz" Demokrat Senatör Cory Booker’ın ABD’nin İran konusunda çıkmaza girdiği ve şimdi de Trump yönetiminin "başlangıçta bozduğu bir anlaşmaya geri dönmek için adeta yalvardığını" söylemesi üzerine Dışişleri Bakanı Rubio, "Kimseye yalvarmıyoruz" ifadeleriyle tepki gösterdi. İran’ın daha güçlü bir konumda olduğu çıkarımını anlamadığını söyleyen Rubio, "Belki İranlılar yalvarıyor olabilir. Çünkü ekonomileri günde yüz milyonlarca dolar kaybediyor. Kaybettikleri şeyin boyutunu anlamalısınız. Unutmayın, tüm bunlar başlamadan önce İran’da sokak protestoları vardı. İran’daki bütün ekonomik göstergeler, bugün o protestoların yaşandığı altı ay öncesine kıyasla çok daha kötü durumda" dedi.
Sosyal medya hesaplarımızı takip edin

Yorum Yap