Test

Küresel Kadın Zirvesi ve Türkiye'nin Vizyonu

Küresel Kadın Zirvesi, kadınların ekonomik güçlenmesi ve sosyal katılımlarını artırmayı amaçlayan önemli bir platform olarak dikkat çekiyor. Bu yıl İstanbul'da düzenlenen zirvede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'nin kadınların güçlenmesini kalkınma vizyonunun merkezine yerleştirdiğini ifade etti. Göktaş, "Kadınların; eğitimde, üretimde, girişimcilikte, istihdamda, teknolojide, diplomaside ve karar alma mekanizmalarında güçlü biçimde yer alması için çalışıyoruz" dedi.

Kamu ve Özel Sektör İş Birlikleri

Zirve kapsamında gerçekleştirilen Hükümet Liderleri Forumu'nda, kamu ve özel sektör iş birliklerinin ekonomik güvenlik ve toplumsal dayanıklılık açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Göktaş, bu tür ortaklıkların, kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen önemli bir dönüşüm mimarisi oluşturduğunu belirtti. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel ticaret üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Kadınların İş Gücüne Katılımı

Son 24 yılda kadınların iş gücüne katılımında kayda değer ilerlemeler sağlandığına dikkat çeken Göktaş, 2002 yılında yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranının 2026 yılı itibarıyla yüzde 35,2’ye yükseleceğini açıkladı. Ayrıca, 2028 yılına kadar bu oranın yüzde 40,1’e çıkarılması hedefleniyor.

Hedefler ve Stratejiler

2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, kadınların tüm alanlarda daha güçlü yer almasını sağlamak amacıyla kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Göktaş, bu hedeflere ulaşmak için girişimcilikten finansmana, dijital becerilerden esnek çalışma modellerine kadar çok boyutlu politikaların uygulandığını belirtti. Ayrıca, kreş ve çocuk bakım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Küresel İş Birliği ve Gelecek Vizyonu

Zirvenin en önemli beklentilerinden biri, kadınlar ve kız çocukları için ekonomik fırsatları artıran somut iş birliği modellerinin geliştirilmesi. Göktaş, üç ana alan üzerinde odaklanmanın önemini vurguladı: kadınların geleceğin becerilerine erişimi, bakım hizmetleri ve finansmana erişim. Bu alanlarda deneyim paylaşımına ve ortak projeler geliştirmeye hazır olduklarını belirtti.

Sonuç olarak, Türkiye'nin kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını artırmaya yönelik politikaları, sadece kadınları değil, tüm toplumu etkileyecek dönüşüm süreçlerini de beraberinde getirecektir.

Sosyal medya hesaplarımızı takip edin

Yorum Yap