Test

İstanbul'da Ninnilerin Kültürel ve Eğitsel Boyutu Ele Alındı

İstanbul'da düzenlenen bir panelde, ninnilerin kültürel, eğitsel ve sanatsal boyutları detaylı bir şekilde ele alındı. Programa Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ubeydullah Sezikli, Öğr. Üyesi Doç. Dr. Sami Dural, eğitim yöneticileri, akademisyenler ve öğretmenler katıldı.

İstanbul'un Sözlü Hafızası Ninniler Üzerinden Konuşuldu

Kadim sözlü geleneğin en eski türlerinden biri olan ninnilerin kültürel, pedagojik, musikî ve medeniyet boyutuyla ele alındığı panelde; İstanbul'un tarihî hafızasında sesin, annenin, evin, çocuğun ve kuşaklar arası aktarımın yeri değerlendirildi. Ninnilerin aile hafızasını, şehir kültürünü, dil zevkini, musikî terbiyesini ve değer aktarımını taşıyan güçlü bir kültürel miras olduğu vurgulandı.

Ninnilerin Önemi ve Eğitimdeki Yeri

Programda konuşan Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, ninnilerin sözlü kültürün en zarif taşıyıcılarından biri olduğunu belirterek, çocuğun dünyayla kurduğu ilk bağlardan birinin anne sesiyle başladığını ifade etti. Yelkenci, ninnilerin çocuğun duygu, dil ve değer dünyasını besleyen ilk eğitim imkânlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Bir çocuğun dünyayla kurduğu ilk bağ çoğu zaman annesinin sesiyle başlar. O sesin içinde yalnızca bir ezgi yoktur; dua vardır, merhamet vardır, güven vardır, aidiyet vardır. Ninniler, çocuğun kalbine düşen ilk medeniyet tohumlarıdır. Bu yönüyle ninni, sadece bir uyutma biçimi değil; dilin, duygunun, inancın, kültürün ve değerlerin çocuğa en saf hâliyle ulaşmasıdır." dedi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin insanı bütün yönleriyle ele alan bir eğitim anlayışı sunduğunu belirten Yelkenci, kültürel mirasın eğitim süreçleriyle buluşturulmasının önemine işaret etti. "Maarif anlayışımız, insanı değerle, estetikle, ahlakla ve kültürle birlikte düşünür. Bizler çocuklarımızın zihnini olduğu kadar kalbini de besleyen bir eğitim iklimini önemsiyoruz. Ninnilerimiz de bu anlamda aileden okula, gelenekten geleceğe uzanan güçlü bir köprüdür." dedi.

Ninnilerin Kültürel Mirası ve Eğitim Süreçleri

Panelde ayrıca ninnilerin unutulmaya yüz tutan bir gelenek olmaktan çıkarılarak eğitim, aile ve kültür çalışmaları içinde yeniden görünür kılınmasının önemi vurgulandı. İstanbul'un medeniyet hafızasında sesin, sözün ve musikinin özel bir yeri olduğunu belirten Yelkenci, panelin bu hafızayı yeniden görünür kılması bakımından kıymet taşıdığını kaydetti.

Yentür, kadim sözlü geleneğin en eski türlerinden biri olan ninnilerin, bir annenin çocuğunu uyutmak için söylediği ezgiden çok daha fazlasını ifade ettiğini dile getirerek, "Ninni, bir milletin kalbinin geceye bıraktığı sestir. O seste anne vardır, ev vardır, dua vardır, merhamet vardır, kültür vardır. Bir çocuğun dünyayla ilk temaslarından biri çoğu zaman annesinin sesiyle, yani ninniyle başlar." dedi.

Modern çağda çocukların yoğun uyaranlar ve gürültü içinde büyüdüğünü ifade eden Yentür, doğru sese dikkat kesilmenin eğitim açısından önemli olduğunu vurguladı. "Çocuklarımız artık çok fazla gürültü ve hareket içinde büyüyor. Bu yoğunluk içinde hangi sese kulak verdikleri, hangi kelimeyle büyüdükleri, hangi duyguyla temas ettikleri çok mühimdir. Tam da bu yüzden ninnileri konuşmak, aslında insanı konuşmaktır. Aileyi konuşmaktır. Kültürü konuşmaktır. Bir medeniyetin geleceğini konuşmaktır." şeklinde konuştu.

Panel sonunda, kültürel mirasın eğitim süreçleriyle buluşturulmasının öğrencilerin dil, duygu ve değer dünyasını zenginleştirdiği ifade edildi.

Yorum Yap