Test

Kabakulak Çeşmesi Tarihî Kimliğine Kavuştu

Fatih bölgesinde yürütülen tarihî koruma ve restorasyon çalışmaları kapsamında önemli bir adım atıldı. Hırkai Şerif Mahallesi sınırlarında yer alan ve Muhtesip İskender Camii’nin bahçe kapısına bitişik konumda bulunan tarihî Kabakulak Çeşmesi, özgün mimari nitelikleri esas alınarak yeniden suyla buluşturuldu.

Çeşmenin Tarihçesi ve Arşiv Kayıtları

Fatih Sultan Mehmed’in ihtisap ağası İskender Ağa tarafından inşa ettirilen Muhtesip İskender Camii’nin yanında yer alan çeşmenin kitabesi günümüze ulaşmamıştır. Ancak mevcut arşiv kayıtları yapının tarihine ışık tutmaktadır. Buna göre çeşmenin ilk defa 15. yüzyılda inşa edildiği, 17. yüzyılda Vakıf Su Defteri’ne kaydedildiği ve 19. yüzyılda yeniden onarımdan geçtiği anlaşılmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde Kabakulak Mehmed Mustafa Ağa, Kabakulak Ahmed Çavuş ve Hacı Murad Ağa gibi isimlerin çeşmenin yaşatılmasında rol oynadığı bilinmektedir.

Restorasyon ve İhya Süreci

Gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmaları sırasında yapı üzerinde zamanla oluşan tahribatlar giderilmiştir. Çeşme yüzeylerinde bulunan ve özgün dokuya zarar veren çimento esaslı müdahaleler titiz bir çalışmayla temizlenmiştir. Yapının ön kısmında yürütülen arkeolojik kazılar neticesinde orijinal ayna taşına ait parçalara ulaşılmıştır. Bütün halde birleştirilemeyen bu parçalar ile aynı döneme ait diğer çeşme örnekleri baz alınarak, yapının orijinal formuna uygun yeni bir ayna taşı imal edilmiştir.

Yürütülen faaliyetler doğrultusunda, çeşmeye sonradan eklenen ve özgün yapıyı bozan imalatlar kaldırılmış ve böylece orijinal hazne duvarları ortaya çıkarılmıştır. Cephedeki eksik örgü dokusu ise alandaki mevcut tarihî izler referans alınarak tamamlanmıştır. Bitki örtüsünün neden olduğu kalıntılardan arındırılan yapının kurnası da aslına uygun biçimde yeniden üretilmiştir.

Suya Kavuşan Tarihî Miras

Restorasyon çalışmalarının son aşamasında çeşmenin su tesisatı bütünüyle yenilenmiştir. Yapılan müdahalelerin ardından Kabakulak Çeşmesi, yıllar sonra yeniden akmaya başlayan suyuyla birlikte tarihî kimliğini ve kamusal işlevini geri kazanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde Fatih’in zengin kültürel mirası içerisinde yer alan değerli bir su yapısı daha korunarak gelecek nesillere aktarılmak üzere güvence altına alınmıştır.

Sosyal medya hesaplarımızı takip edin

Yorum Yap