Doç. Dr. Akıncı: "Barışın önündeki engel İsrail olabilir"
ABD ile İsrail’in bölgeye yönelik hedeflerinin farklılaştığını anlatan Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, taraflar arasında diplomasi iradesinin bulunduğunu ancak İsrail’in bölgesel hedeflerinin barış sürecini zorlaştırdığını ifade etti.
İsrail ile İran arasındaki gerilim son dönemde yeniden tırmanırken, karşılıklı saldırılar bölgedeki çatışma riskini artırdı. Özellikle Lübnan sahasında yaşanan gelişmeler ve İran’ın doğrudan İsrail’e yönelik hamleleri uluslararası kamuoyunun dikkatini çekerken, enerji güvenliği ve küresel ekonomi üzerindeki etkiler de münazara edilmeye başlandı.
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, yaşanan süreci İHA’ya değerlendirdi.
"ABD ile İsrail’in bölgedeki hedefleri farklılaştı"
Hem ABD hem de İran tarafında sorunun diplomasi yoluyla çözülmesine yönelik bir iradenin bulunduğunu belirten Akıncı, "Saldırıların başladığı ilk günden itibaren ABD ile İsrail’in bölgeye yönelik hedeflerinin farklılaştığını görüyoruz. ABD İran ile müzakereleri sürdürürken İsrail’in bu süreci sabote edip etmeyeceği münazara ediliyordu. Gelinen noktada özellikle Lübnan üzerinden bunun gerçekleştiğini görüyoruz. İsrail, İran’ın bölgedeki etkisinin azaltılmasını ve kendisinin bölgede hegemonik güç olma iddiasını sürdürmeyi hedefliyor. ABD ve özellikle Trump ise İran ile bir anlaşmaya vararak Ortadoğu’dan çıkmayı hedefliyor" dedi.
Farklılaşan çıkarların barış görüşmelerinin önünde engel oluşturduğunu ifade eden Akıncı, İsrail’in talepleri karşılanmadığı sürece barış iradesini zayıflatacak adımlar atmaya devam edeceğini söyledi.
"İran algısal üstünlüğü ele geçirmeye çalışıyor"
İran’ın son dönemde attığı adımların da dikkat çekici olduğunu belirten Doç. Dr. Akıncı, "İran savaşın algısal üstünlüğünü ele aldıktan sonra İsrail’in bölgedeki beklentilerini boşa çıkaracak hamleler yapmaktan uzak durmuyor. Daha önce saldırılar ağırlıklı olarak ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilirken artık İran’ın da doğrudan karşılık verdiğini görüyoruz. İran bu hamlelerle hem İsrail’in bölgesel yayılmacılığına karşı mesaj veriyor hem de Hizbullah’a desteğini gösteriyor" diye konuştu.
İran’ın diplomasi masasında Lübnan ve diğer vekil unsurların göz ardı edilmesine karşı çıktığını kaydeden Doç. Dr. Berat Akıncı, "İran uzun süredir Lübnan’ın ve Yemen gibi bölgelerin bir anlaşmanın dışında bırakılamayacağını savunuyor. Eğer bölgede kalıcı bir barış hedefleniyorsa bu alanlarda da eş zamanlı bir istikrarın sağlanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Savaşın ekonomik etkileri tüm dünyayı tehdit ediyor"
Çatışmaların yalnızca bölgeyi değil küresel ekonomiyi de etkilediğini belirten Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, enerji jeopolitiği üzerindeki baskının giderek arttığını söyledi. Akıncı, "Savaşın ekonomik ve enerji boyutundaki etkileri artık daha görünür hale geldi. Enflasyonist baskılar yalnızca bölge ülkelerini değil Batılı devletleri ve Çin gibi Asya ülkelerini de etkileyebilir. Bu nedenle artık sadece bölge ülkeleri değil dünyanın birçok ülkesi savaşın sona ermesi ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi çağrısında bulunuyor" dedi.
"Hürmüz Boğazı İran’ın elindeki en önemli koz"
Hürmüz Boğazı’nın çatışmaların seyrinde kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akıncı, "Hürmüz Boğazı İran’ın elindeki en önemli kozlardan biri. İran savaşın maliyetini enerji jeopolitiği üzerinden artırmaya çalışıyor ve bu stratejisini etkili şekilde kullanıyor. ABD’nin Hürmüz’e yönelik uyguladığı baskılar ise İran’ın bu kartını sınırlandırmaya yönelik hamleler olarak değerlendirilebilir" şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı’nın barış görüşmelerinin de en önemli gündem maddelerinden biri olacağını kaydeden Berat Akıncı, "ABD, bir anlaşma durumunda boğazın savaş öncesindeki işleyişine dönmesini istiyor. İran’ın talepleri farklı olsa da uluslararası sular niteliği taşıyan Hürmüz Boğazı üzerinde tek taraflı bir durumun oluşmasına ABD’nin izin vermesi beklenmiyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı hem çatışmaların hem de barış görüşmelerinin merkezinde yer almaya devam edecek" ifadelerini kullandı.


ADANA
- 12-06-202623:55 "Fedai" lakaplı uyuşturucu taciri polisin takibiyle yakalandı
- 12-06-202623:49 Fedai lakaplı uyuşturucu taciri polisin takibiyle yakalandı
- 12-06-202612:30 Yüreğir Belediyesi’nden çalışanlara sağlık desteği
- 12-06-202610:48 Psikolog Giriş: "YKS ve LGS’de asıl sorun sınava yüklenen anlam"
- 12-06-202610:16 7 kişinin yaralandığı dolmuş kazasındaki şoför: "Kız arkadaşımla sorun yaşamıştım"
- 12-06-202610:14 7 kişinin yaralandığı dolmuş kazasındaki şoför: "Kız arkadaşımla sorun yaşamıştım"
- 12-06-202609:24 Gelin ve damattan anneyi ağlatan ziyaret
- 12-06-202609:15 Doç. Dr. Akıncı: "Barışın önündeki engel İsrail olabilir"
- 12-06-202609:06 Eğlence Çayı’nda kaybolan Ömer 13 gündür aranıyor
- 12-06-202608:38 Havamaş, 5 ayda 470 bin 162 yolcuyu güvenle taşıdı
Diğer Güncel Haberler
- 13-06-202602:23 İsmail Yüksek: "Bu armayı taşımak, Dünya Kupası’nda temsil etmek çok büyük bir gurur"
- 13-06-202602:14 Ozan Kabak: "Hocamız çok iyi analiz çıkardı, Avustralya’yı ezberletti"
- 13-06-202602:11 Hakan Çalhanoğlu: "Zor bir maç olacak, bunun farkındayız"
- 13-06-202602:06 Mardin’de ’18. Yeşilli Kiraz Festivali’ başladı
- 13-06-202601:40 Kırıkhan’da bahçe yangını
- 13-06-202601:39 Payas’ta motosiklet yangını
- 13-06-202601:39 Dörtyol’da samalık yangını
- 13-06-202601:38 Antakya’da dereye uçan motosikletin sürücüsü yaralandı
- 13-06-202601:38 HSK kararnamesiyle Kocaeli’de çok sayıda hakim ve savcının görev yeri değişti
- 13-06-202601:05 Felahiyeli miniklerden, millilere klipli destek

